İZMİR'DEN DİREKT SEFER İLE
ORTA AVRUPA YILDIZLARI POLONYA & ALMANYA & ÇEKYA TURU ROTASI
16 - 21 TEMMUZ 2026 ( 5 Gece - 6 Gün )

Tur Programı
1. Gün İzmir - Berlin - Dresden
Gece yarısını geçtikten sonra belirtilen saatte İzmir Adnan Menderes Havalimanı Dış Hatlar Terminalinde, Sun Express Hava Yolları kontuarı önünde rehberimizle buluşuyor ve gerekli bagaj-gümrük işlemlerimizi tamamladıktan sonra aktarmasız (direkt) uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz ve Berlin Brandenburg Havalimanına varıyoruz. Bizi bekleyen aracımıza bagajlarımızı yerleştirip yerlerimizi aldıktan sonra soğuk savaş döneminin simgelerinden olan Utanç Duvarını, Berlin’in önemli kontrol noktalarından Check Point Charlie’yi, kentin simgelerinden olan Müzeler Adasını, Berlin Katedralini (DOM), Gendarmenmarkt Meydanını, Unter den Linden Caddesini, Brandenburg Kapısını, Parlamento Binasını, Alexanderplatz Meydanını görüyoruz. Kent merkezinde alışveriş ve öğle yemeği için verilecek serbest zamanın ardından Berlin’den ayrılarak, Almanya’nın diğer bir güzel şehri olan, Barok ve Rokoko mimarisiyle dikkatleri üzerine çeken ve Elbe’nin Floransa’sı olarak nitelendirilen Dresden’e varıyoruz. II. Dünya Savaşı sırasında ağır bombardımanlarla yıkılan ve kısa sürede restore edilerek bugünkü modern görünümüne kavuşturulan şehirde; ‘Avrupa’nın Balkonu’ olarak anılan Brühl Terası, Elbe Nehri, Albertinum, Güzel Sanatlar Akademisi, Hof Kilisesi, Semper Operası, Zwinger Sarayı, Eski Şehir Meydanı, Frauenkirche ve Martin Luther Heykeli görülecek yerler arasındadır.Turumuzu tamamladıktan sonra, kent merkezinde alışveriş ve akşam yemeği için verilecek serbest zamanın ardından otelimize yerleşiyoruz. Geceleme Dresden’deki otelimizde. 16 Temmuz Konaklama: 4* Hotel Dresden Neustadt
Konaklama: 4* Ramada by Wyndham Dresden
2. Gün Dresden - Karlovy Vary - Prag
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Dresden’den ayrılarak; 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa sosyetesinin yanı sıra sanat ve siyaset dünyasının
ünlülerinin en uğrak ve en meşhur şehirlerinden biri olan, Atatürk’ün tedavisi amacıyla ziyaret etmesiyle de yakından tanıdığımız, kaplıcaları ve
porselenleriyle ünlü Karlovy Vary’yi gezmek üzere yola koyuluyoruz. İlk durağımız, tedavi esnasında Atatürk’ün konakladığı Rudolf Hotel oluyor.
Kentin eşsiz doğal güzellikleri arasında yan yana inşa edilmiş muhteşem konakları, her yıl düzenlenen Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali'ne
ev sahipliği yapan tarihi Grand Pupp Oteli, Çar Petro, Goethe, Beethoven gibi Dünya değerlerinin kaldıkları evleri görerek, termal galerileri
ziyaret ediyoruz. Turumuzun ardından verilecek serbest zamanda Çek geleneksel lezzetlerini tatma ve kristal, porselen, granat ve kehribar
taşlarının yanı sıra diğer geleneksel Çek hediyelik eşyalarının satıldığı fabrika satış mağazalarında alışveriş yapma imkânına sahip oluyoruz.
Serbest zamanın ardından Karlovy Vary’den ayrılarak Çekya’nın başkenti olan ve Altın Şehir, 100 kuleli şehir, Masal Şehir lakaplarıyla da anılan
Prag’a gidiyoruz. Akşamüzeri saatlerinde kente varışımızın akabinde otelimize yerleşiyoruz. Arzu eden misafirlerimizle, isteğe bağlı ve ekstra
olarak düzenlenecek açık büfe yemekli, limitli içkili Vltava Nehri Tekne Turu için otelimizden ayrılıyor, kent merkezine transfer oluyoruz. Gece
organizasyonumuza katılmak istemeyen konuklarımız dilerlerse kent merkezinde vakit geçirebilirler ve rehberin belirleyeceği saat ve noktadan
alınmak üzere vakitlerini serbestçe geçirebilirler. İki saat sürecek tekne turumuzun ardından otelimize dönüyoruz. Konaklama Prag’daki
otelimizde. 17 - 19 Temmuz Konaklama: 4* Holiday Inn Prague
Konaklama: Prague - NH Prague City
3. Gün Prag
Prag’daki bu ilk sabahımızda otelimizde alacağımız kahvaltının ardından; Tarihi Tren Garı, Ulusal Müze, Devlet Opera Binası ve Wenceslas
Meydanı’nı kapsayan panoramik şehir turumuza başlıyor, ardından kentin efsanevi hikâyesinin başladığı Vişegard’a gidiyoruz.Şehrin, 10. yüzyılda
kurulduğu bölgede Aziz Peter ve Paul Bazilikasını görerek, Vltava Nehrinin manzaraları eşliğinde yürüyüşümüze başlıyoruz. İlk olarak, Bohemya
Krallarına, Kutsal Roma-Germen imparatorlarına ve Çekoslovakya Cumhurbaşkanlarına ev sahipliği yapan Prag Kalesi’ne ulaşıyoruz. Kalenin
devamında Eski Kraliyet Sarayı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Prag Başpiskoposluğunun merkezi ve şehrin katedrali olan, 1344 yılında yapımına
başlanan, inşaatı altı yüz yıl süren, pek çok kral ve kraliçenin taç giyme törenine ev sahipliği yapan St. Vitus Kilisesini görüyoruz. Simyacılar
Sokağı, St. George Kilisesi, Malá Strana (Küçük Mahalle) bölgesi, 13. yüzyılda Baş Mimar Peter Parler tarafından yaptırılan üzerinde 30 Aziz
Heykelinin bulunduğu Charles Köprüsü, eski şehir bölgesindeki Johannes Kepler’in Evi, üzerinde 12 Havari ile şovlar gerçekleştirilen tarihi
Astronomik Saat Kulesi, gezimizin devamında görülecek yerler arasındadır. Yürüyüş turumuz tamamlandıktan sonra, yemek ve alışveriş için
serbest zaman veriyoruz. Çekya’nın en gözde ürünlerinden olan göz alıcı Granat ve Bohemya Kristalleri özellikle ilginizi çekecektir. Serbest
zamanın ardından TYN Kilisesi, Jan Hus Heykeli, Kinsky Sarayı, St. Nicolas Kilisesini, Franz Kafka’nın doğduğu evi görerek turumuzu
sürdürüyoruz. Vltava Nehrine doğru ilerleyerek, Yahudi nüfusuyla bilinen Josefov Mahallesi, bugün Çek Hükümeti tarafından kullanılan Straka
Akademisi, Stefaniküv, Manes ve Cechuv Köprülerini gözlemleyerek turumuzu tamamlıyor ve akşam erken saatlerde otelimize dönüyoruz.
Dileyen misafirlerimizle isteğe bağlı (ekstra) düzenlenecek olan Yemekli, Limitli İçkili, Show Programlı muhteşem Ortaçağ Gecesi için
otelimizden ayrılıyor ve kent merkezine transfer oluyoruz. Programa katılmak istemeyen konuklarımızı bu akşam için kent merkezine bırakabilir,
geleneksel gece programı dönüşü rehberin belirlediği saat ve noktadan alarak otelimize dönüşleri sağlanabilir. Geceleme Prag’daki otelimizde.
17 - 19 Temmuz Konaklama:4*Hotel Swing
Konaklama: Prague - NH Prague City
4. Gün Prag - Brno - Krakow
Sabah Kahvaltımızı otelimizde aldıktan sonra, bu tarihi güzel kentten ayrılıyor, Çekya’nın ikinci büyük kenti olan ve Morovya bölgesinde
konuşlanmış, bölgenin en önemli destinasyonlarından biri kabul göre Brno şehrine gidiyoruz. Tarihi kaleleri, kültürel dinamizmi ve modern
üniversiteleriyle ülkenin hem genç hem de tarih kokan bu kentine girişte, bizleri 1200’lü yıllarda Moravya bölgesinin koruyucu kalesi olarak inşa
edilen, 17. ve 18. yüzyıllarda, Habsburg İmparatorluğu döneminde askeri bir kaleye dönüştürülmüş ve “Avusturya’nın en sert hapishanesi” olarak
ün kazanan Špilberk Kalesini görüyoruz. Özellikle 1848 devrimleri sonrası Politik mahkûmların tutulduğu, 20. yüzyılda hem Nazi işgali sırasında
hem de Çekoslovak ordusu döneminde askerî amaçlarla kullanılan bu görkemli kaleyi fotoğraflamak ve tarihi hakkında rehberimiz tarafından
bilgilendirilmek üzere mola veriyoruz. Gotik temeller üzerine kurulu ve barok ve rönesans etkileriyle geliştirilen bu yapıyı gördükten sonra,
kentin bir Kartpostalı yapılsaydı hangi yapıtın resmi kullanılırdı dediğimizde kentin tarihi merkezinde yer alan St.Peter & Paul Katedralini görmeye
gidiyoruz. Buradaki anlatımların devamında gezimizi Özgürlük Meydanı ve ünlü Brno’nun kalbi kabul edilen Namesti Svobody’de kafelerin,
mağazaların ve hediyelikçilerin bulunduğu ünlü meydanın caddesinde serbest zaman veriyoruz. Brno’da keşif dolu durağımızdaki gezimizi
tamamladıktan sonra Polonya’nın güneyinde, Silezya Bölgesi’nin başkenti olan; sanayi mirasını kültür, müzik ve modern mimariyle birleştirmiş,
yenilenmiş bir metropol şehri Katoviçe’e güzergahını takip ederek, ülkenin en eski başkentlerinden biri olan ve Orta Çağ dokusu, kraliyet mirası,
canlı şehir hayatıyla ülkenin en turistik ve romantik şehri Krakow’a gidiyoruz. Varışımızın ardından rehberimizin anlatımlarını dinleyerek şehri
tanıyoruz. Şehrin tarihi ana meydanı ve ticaret merkezi olan kapalı çarşı (Sukiennice) görüyor, ardından Florinska Caddesi’nde akşam yemeğimizi
almak üzere serbest zaman veriyoruz. Yeniden buluşmamızın devamında otelimize yerleşiyoruz. Geceleme Krakow’daki otelimizde. 19 Temmuz :
4* Hotel Swing
Konaklama: 4*Novotel Krakow City West
5. Gün Krakow – Auschwitz - Varşovara
Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Krakow’u keşfetmeye başlıyoruz. İlk olarak bizleri kente girişimizde
karşılayan, Vistül Nehri kıyısında eşsiz bir manzaraya konumlanmış Wawel Kalesi’ni ziyaret ediyoruz. Ülkenin ulusal kimliği olarak kabul edilen,
eski Polonya krallarının ikametgahı ve Orta Avrupa’daki en önemli mimari komplekslerinden biri olan kale ve çevresinde fotoğraf molası
veriyoruz. Ardından, yürüyüş yolumuz boyunca eski taş sokaklardan ve ortaçağ mimarisine örnek binaların arasından Kanonicza Caddesi’ni takip
ederek kent merkezine doğru ilerliyoruz. Avrupa’nın en büyük Ortaçağ meydanı olan Rynek Glowny(Ana Meydan)’da St. Mary Bazilikası’nı
görüyoruz. 13. Yüzyılda Moğol istilasında yıkılan kilisenin yerine inşaa edilerek halkın en önemli ibadet merkezilerinden biri haline geitrilmiştir.
Eşit olmayan iki ayrı kuleye sahip yapıda, yüksek olan kule gözetleme ve savunma amaçlı kullanılmışsa da diğer kule Rönesans tarzı bir
kubbeyle örtülüdür. Moğol saldırısı sırasında vurularak görevi yarım kalan bir nöbetçiyi anmak üzere her saat başı yüksek kuleden ”Hejnal
Mariacki” adlı melodi çalınarak yarım kesilir. Gezimiz esnasında buna şahit olabileceğimiz gibi buraya çok yakın olan ana meydanında serbest
zaman veriyoruz. Yeniden buluşmamızın ardından rotamızı insanlık tarihinin en acı tanıklarından biri olan, çok yakın bir mesafedeki Auschwitz-
Birkenau kampına çeviriyoruz. Bu kamp II.Dünya savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından kurulan, tarihin en büyük toplama ve imha kampıdır.
1940-1945 yılları arasında 1 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiği bu alan, bugün “anma ve hafıza” merkezi olarak anılmaktadır. Başta
Yahudiler olmak üzere Romanlar, Polonyalılar, savaş esirleri ve muhaliflerin tutulduğu ve sistematik bir şekilde katledildikleri bu kampı geziyor,
rehberimizin anlatımlarını dinliyoruz. “Arbeit macht frei” kapısı, Barakalar, mahkum koğuşları, krematoryum kalıntıları, gaz odaları ve anıt alanları
rehberimizle birlikte bu vicdan durağını gezidikten sonra II.Dünya savaşında neredeyse tamamen yıkılan ve yeniden inşa edilen Polonya’nın
başkenti Varşova’ya doğru yol alıyoruz. Vistül kıvrımları arasında kurulu bu şehre varışımızla birlikte rehberimizin bilgilendirmeleri eşliğinde Nowy
Swiat Caddesi’nde akşam yemeği için kısa bir serbest zaman veriyoruz. Yeniden buluşmamızın devamında otelimize yerleşiyoruz. Geceleme
Varşova’daki otelimizde. 20 Temmuz Konaklama: Novotel Warszawa Centrum v.b
Konaklama: 4* Novotel Warszawa Centrum
6. Gün Varşovara - İzmir
Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından, Polonya’nın başkenti ve en büyük şehri olan, II. Dünya Savaşı sonrasında adeta küllerinden
yeniden doğmuş Varşova’yı keşfetmek üzere yürüyüş turumuza başlıyoruz. Avrupa tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşamış olmasına
rağmen, bugün modern mimarisi ve tarihi dokusuyla dikkat çeken bu dinamik metropolde ilk durağımız, Eski Şehir bölgesinin kalbi kabul edilen
Kale Meydanı oluyor. Burada, bir dönem Polonya krallarının resmî ikametgâhı olarak kullanılan ve savaşta tamamen yıkıldıktan sonra aslına
uygun biçimde yeniden inşa edilen Royal Castle-Warsaw’ı görüyoruz. Barok ve Neoklasik mimarinin zarif örneklerini yansıtan bu görkemli yapıyı
dışarıdan fotoğrafladıktan sonra, rehberimizden Polonya krallık tarihi ve kalenin yeniden inşa süreci hakkında bilgiler alıyoruz. Kale Meydanı’ndan
başlayarak, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Warsaw Old Town (eski şehir) sokaklarında yürüyüşümüze devam ediyoruz. Rengârenk
cepheli evler, taş döşeli dar sokaklar ve tarihi meydanlar arasında ilerlerken, Varşova’nın Orta Çağ’dan günümüze uzanan hikâyesine tanıklık
ediyoruz. Eski Şehir Meydanı’nda vereceğimiz kısa molada fotoğraf çekme ve çevreyi keşfetme imkânı buluyoruz. Tarihi bölgedeki gezimizin
ardından, modern Varşova’yı yakından tanımak üzere şehir merkezine geçiyoruz. Sovyet döneminin en önemli mimari simgelerinden biri olan ve
şehrin siluetine damga vuran Palace of Culture and Science’ı panoramik olarak görüyor, rehberimizin bu devasa yapının Varşova’nın kültür ve
sanat hayatındaki yeri hakkındaki anlatımlarını dinliyoruz. Turumuzun devamında, şehrin en prestijli alışveriş ve yürüyüş caddelerinden biri olan
Nowy Świat çevresinde öğle yemeği ve serbest zaman veriyoruz. Bu süre içerisinde misafirlerimiz, Polonya mutfağının yerel lezzetlerini tadabilir,
kafelerde vakit geçirebilir ve alışveriş yapabilirler. Serbest zamanın ardından, Varşova’nın en zarif ve huzur veren noktalarından biri olan Łazienki
Park’a gidiyoruz. Kraliyet Bahçeleri olarak da bilinen bu geniş yeşil alanda, Su Üzerindeki Saray’ı, tarihi köşkleri, göletleri ve dünyaca ünlü besteci
Chopin Anıtı’nı görüyoruz. Doğa ile tarihin iç içe geçtiği bu eşsiz ortamda vereceğimiz yürüyüş molasının ardından, Varşova turumuzu
tamamlıyoruz. Gezimizin sonunda, rehberimizin belirleyeceği saatte havalimanına transfer oluyor ve unutulmaz Polonya yolculuğumuzu
tamamlayarak dönüş uçuşumuz için havalimanındaki işlemlerimizi gerçekleştiriyoruz. SunExpress Hava Yollarına ait uçuşumuzu
gerçekleştiriyoruz. Takvimler gece yarısını geçip bir sonraki günün tarihini gösterdiği saatte İzmir’e varıyor ve bir sonraki gezi programımızda
buluşmak üzere vedalaşıyoruz.
